Kategoriler

YSMNKMBR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YSMNKMBR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2015 Pazartesi

Şizofreni Belirtileri Nelerdir?

Şizofreni

Şizofreni, kişinin gerçekle gerçek olmayan arasındaki farkı ayırt etmesini zorlaştıran, normal düşünce akışını korumasını engelleyen, duygularını kontrol etmesini ve normal olarak davranmasını önleyen zorlayıcı bir hastalıktır.


Ancak şizofreni belirtileri ve yol açtığı komplikasyonlar doğru tedavi yöntemiyle kontrol altına alınabilmektedir ve kişinin gündelik hayatına büyük oranda dönebilmesi sağlanabilmektedir.

Şizofreni tedavisi için atılacak ilk adım belirtilerin saptanması olmalıdır. Bazı kişilerde şizofreni aniden ortaya çıkan bir hastalık olarak görülebilir ancak genellikle yavaş gelişen ve gelişme döneminde özellikle kişinin davranışlarında bazı değişikliklere yol açan bir hastalık olarak kabul edilir.

Şizofreni Belirtileri

Şizofreninin erken dönem belirtileri kişinin yakın çevresine “bir şeylerin yolunda gitmediği” sinyalleri verir ancak, bunun tam olarak ne olduğunu ilk anda belirlemek oldukça zordur.
Bu dönemde kişinin normalde yaptığı günlük aktivitelerden uzaklaşması, hobilerine ilgi göstermemesi, motivasyonunu kaybetmesi, duygusal tepkilerinin zayıflaması, garip davranışlar göstermesi genel olarak görülen belirtiler arasındadır.
En sık görülen erken dönem şizofreni belirtileri şu şekildedir;
  • Sosyal hayattan, arkadaş çevresinden uzaklaşma
  • Saldırgan davranışlar, sürekli şüphe duyma
  • Kişisel hijyenin azalması
  • Donuk bakışlar
  • Sevinç veya üzüntü gibi duyguların ifade edilememesi
  • Aşırı tepkiler vermek (aşırı gülme veya önemsiz bir olaya ağlama)
  • Depresyon
  • Fazla uyuma veya uykusuzluk
  • Garip ve mantıksız açıklamalar, konuşmalar
  • Unutkanlık, konsantrasyon eksikliği
  • Eleştiriye tahammülsüzlük
  • Konuşmada veya seçilen kelimelerde farklılık

Yukarıda listelenen belirtiler başka bir sağlık sorununa da işaret ediyor olabilir ve bu belirtileri yaşayan her kişinin şizofren olduğunu söylemek doğru değildir. Ancak bu belirtiler ciddiye alınmalıdır ve konusunda uzman bir doktor tarafından kontrol edilmelidir.
Şizofreninin karakteristik belirtileri; sanrılar, halüsinasyonlar, dağınık konuşma, dağınık davranış ve “negatif” semptomlar olarak 5 ana başlıkta toplanmaktadır. Bu belirtiler ve belirtilerin şiddeti kişiden kişiye göre değişebilir.
Şizofreni hastası bir kişide bu belirtilerin hepsi görülecek diye bir kural yoktur ve belirtiler zaman içinde değişiklik gösterebilir.

FARMASİ DANIŞMANINIZ
YASEMİN KAMBUR YAMAN
0539 705 16 24 


Sanrılar

Sanrılar, doğru olmadığı konusunda açık deliller bulunmasına karşın kişinin doğru olarak kabul ettiği düşüncelerdir. Sanrılar şizofreni hastalarının yaklaşık %90’nında görülür.
Şizofreni hastalarında görülen sanrılara şöyle örnekler verebiliriz.


Zulüm Sanrıları: Zulüm sanrılarında kişi kendinin “onlar” tarafından tehdit edildiğini ve hedef alındığını düşünmektedir. Örneğin “uzaylılar içme suyuna radyoaktif parçacıklar katarak beni zehirlemeye çalışıyorlar” şizofreninin yol açtığı sanrılardan biri olabilir.

Referans Sanrıları: Şizofreni hastaları çevresel olaylardan veya durumlardan kendilerine özel mesaj gönderildiğine inanabilir. Örneğin halka açık reklam tabelalarından kendine özel mesajlar verildiğini düşünebilir.

Megalomanlık: Megalomanlık sanrılarında kişi kendini tarihi karakterlerden biri olarak görebilir veya insanüstü güçlerinin olduğunu düşünebilir.

Kontrol Hezeyanları: Kişi düşünce ve davranışlarının “başkaları” tarafından kontrol edildiğini düşünebilir. “Başkaları aklıma düşünceler yerleştiriyor” veya “düşüncelerim başkalarına iletiliyor” gibi hezeyanlar görülebilir.


Halüsinasyonlar

Halüsinasyon, gerçekte olmayan ve sadece kişinin zihninde bulunan sesler ve görüntülerdir. Ancak halüsinasyonlar kişinin 5 duyu organını da harekete geçirebilir. “Sesler” şizofreni hastalarında en sık görülen halüsinasyondur. Bu sesler genellikle eleştirel, kaba ve kötü niyetlidir.

Dağınık Konuşma

Karışık ve parçalanmış düşünce biçimi şizofreninin karakteristik belirtisidir. Şizofreni hastaları genellikle konsantrasyonu sağlamakta ve normal düşünce akışını korumakta zorlanırlar.
Sorulara ilgisiz cevaplar verebilir ve cümlelere başladıkları konuyu cümle içinde tamamen değiştirebilirler. Söyledikleri şeyler mantıksız gelebilir.
Konuşma sırasında sık sık konu değiştirme, düşünceler arasındaki kopukluklar, “uydurma” kelimeler, aynı kelimenin sık sık tekrarlanması, anlamsız kafiyeli cümleler şizofrenide görülen konuşma bozukluklarına örnek olarak verilebilir.

Davranış Bozuklukları

Şizofreni hedefe yönelik davranışları engeller, kişinin çalışma hayatını ve diğer insanlarla etkileşimini zorlaştırır.
Şizofreni hastalarında davranış bozuklukluları günlük aktivitelerin tümünden uzaklaşma, beklenmeyen veya uygunsuz tepkiler, amaçsız garip davranışlar ve dürtülerin kontrol edilememesi olarak görülebilir.

Negatif Belirtiler (Normal Davranışların Yokluğu)

Şizofreninin “negatif belirtileri” olarak adlandırılan belirtiler sağlıklı insanlarda normal olarak kabul edilen davranışların azalması veya tamamen ortadan kalkması anlamına gelmektedir.
Duygusal tepkilerin azalması, yüzde ifade olmaması, ilginin kaybolması, konuşma anormallikleri ve bozuklukları şizofreninin negatif belirtileri arasında sayılabilir.

Şizofreninin Günlük Hayata Etkileri

Şizofreni belirtileri göz ardı edildiğinde veya doğru tedavi yöntemleri izlenmediğinde belirtilerin neden olduğu sorunlar kişinin hayatında yıkıcı etkilere neden olur. Kontrol altına alınmayan şizofreni belirtileri sosyal ve iş hayatında aşağıdaki sorunlara yol açabilir.
İlişki Sorunları: Şizofreni hastaları çoğunlukla kendilerini izole ettikleri ve sosyal hayattan uzaklaştıkları için ilişkiyi yürütemez duruma gelebilirler.
Ayrıca paranoya kişinin aile bireylerinden ve arkadaşlarından şüphe duymasına ve onlardan uzaklaşmasına neden olabilir.
Günlük Aktivitelerde Yaşanan Sorunlar: Şizofreni kişiyi sosyal yaşamdan uzaklaştırdığı için normal, günlük aktivitelerin yapılması zorlaşır.
Hezeyanlar, halüsinasyonlar, düşünce bozuklukları yemek yeme, yıkanma gibi en basit aktiviteleri dahi imkansız hale getirebilir.
Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı: Alkol ve uyuşturucu kullanımı şizofreni hastalarında sık görülür. Bunun nedeni kişinin kendi kendini tedavi etmeye yönelik çabasıdır.
Artan İntihar Riski: Şizofreni hastaları intihar bakımından yüksek riskli grupların başında kabul edilmektedir.



Şizofreni Çeşitleri Nelerdir?


Paranoid Şizofreni: Paranoid şizofreni işitsel halüsinasyonlar, hezeyanlar, zulüm ve komplo düşünceleri ile karakterizedir.
Ancak paranoid şizofreni hastaları diğer şizofreni türlerine göre daha normal bir bilişsel işleyiş gösterirler.

Dağınık Şizofreni: Dağınık şizofrenide düşünce akışı bozulduğu için diş fırçalama, duş alma gibi basit aktiviteler bile yapılamayabilir.
Bu şizofreni türünde hasta garip tepkiler (örneğin üzüntü yaratan bir durumda kahkaha atmak gibi) verebilir. Ayrıca konuşma bozuklukları ve anlamsız konuşmalar görülebilir.

Katatonik Şizofreni: Katatonik şizofrenide hareket sorunları görülür. Bazı hastalarda hareketsizlik, bazılarında artan hareketler ve bazı hastalarda ise başka kişilerin hareketlerinin taklidi olarak ortaya çıkabilir.

Farklılaşmamış Şizofreni: Farklılaşmamış şizofrenide yukarıda sayılan belirtilerin bazıları birlikte görülebilmektedir. Ancak belirtileri tek bir şizofreni türüne ait olmayabilir.

18 Ekim 2015 Pazar

KADININ GÜZELLİK SIRLARI

doğal-güzellik
Güzellik hemen her kültürde ve statüde kadının vazgeçilmezi… Güzellik salonları kadınlar için ikinci adres… Ancak yeterince parası ve zamanı olmayanlar için de mucizeler var. Hem de evde düşük maliyetli güzellik sırları…
Cilt bakımı, saç bakımı, vücut bakımı, manikür, pedikür ya da epilasyon kadının vazgeçilmez kürleridir.
İşte size evde bitkilerle yapabileceğiniz birkaç öneri…
MÜKEMMEL BİR VÜCUDUN SIRRI
Fırçalayın: Banyoya girmeden önce selülit yumrularını azaltmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için cildinizi fırçalayın.
Duştan zevk alın: Bir banyo yağı ile zenginleştirilmiş ılık küvette başınızı dinleyin ve cildinizi yumuşatın.
Cildinizi pürüzsüzleştirin: Küvetten çıktıktan sonra dizlerinizi, ayak topuklarınızı ve dirseklerinizi ovalayın.
Vücudunuzu nemlendirin: Ayak bilekleri gibi zor bölgelere nemlendirici kremle masaj yapın.
MÜKEMMEL VÜCUT
Ayak bakımı önemli: Meyve asitli kreminizi ayak topuklarınızdan parmaklarınıza kadar yedirin ve daha sonra pamuklu çorap giyin. Bu uygulama hem pedikürünüzün daha kalıcı olmasına hem de ayaklarınızın yumuşamasına yardımcı olacaktır.
5 ADIMDA YÜZ BAKIMI
Yüzünüzü temizleyin: Bir temizleme sütüyle cildinize uzun, yukarı doğru masaj yapın ve yüzünüzü durulayın.
Kan dolaşımını harekete geçirin: Ilık suyun içine bir miktar aromaterapik esans dökün ve karıştırın. Bu karışımı bir bez yardımıyla yüzünüze sürün. Bezle yüzünüze dört-beş kez baskı yapın. Böylece sirkülasyona yardım etmiş olursunuz.
Peeling yapın: Düzenli olarak uyguladığınız peeling, cildinizi aydınlatır ve uygulayacağınız tedaviyi hızlandırmak için hazırlar. Peeling ürünüyle dairesel hareketler yaparak nazik bir şekilde baskı uygulayın ve masaj yapın. Boynunuzu unutmayın. Ardından cildinizi suyla temizleyin.
Cilt-Bakımı
Cildinizi maskeyle canlandırın: Yüz temizliğinin önemli bir bölümü maskedir. Özellikle kil özlü ürünler, tıkalı gözenekleri açarak cildi aydınlatmaya yardımcı olurken, su bazlıları ise cildi nemlendirir.
Yoğun bakım kremleriyle cildi sakinleştirin: Tüm bu uygulamaların ardından yağ ya da yoğun bakım kremleri cildinizi yumuşatmaya yardımcı olur.

FARMASİ DANIŞMANINIZ
YASEMİN KAMBUR YAMAN
0539 705 16 24 

SAÇLARDA KUSURSUZ IŞILTI
Doğru rengi seçin: Mükemmel bir sonuç için saç boyanız doğal saç renginizden en fazla iki ton açık olmalı.
Hazırlanın: Omuzlarınızı ve banyonuzun parkelerini lekelerden korumak için eski havlularla örtün.
evde-saç-bakımı-yıpranmıs-saclar
Cildinizi koruyun: Saç diplerinize ve kulak çevrenize lekelerden korunmak için vazelin sürün.
Böl ve uygula: Saçınızı çeşitli bölümlere ayırarak çalışın, böylece her şey yolunda gider. Saçınızı yukarıda ve yüzünüzden uzak tutun.
Kremler: Saçınızı durulayın ve boyayla verilen cilayı uygulayın. Bu, saçınıza parlaklık katar. Boya sonrası bakım için renk koruyucu şampuan ve kremler idealdir.

Doğanın mucizesi bebeklere, doğanın mucizesi ürünler...

Doğanın mucizesi bebek ve çocuk ürünleri...

anne-bebek-saglık-urunleri
Bebeğinizin cildi, sizin cildinizden 3 kat daha ince ve narindir. Yetişkin cildinin özelliklerine ve işlevselliğine sahip değildir. Enfeksiyon, tahriş ve
alerjik reaksiyonlara çok duyarlıdır. Ayrıca kanserojen ve toksik kimyasallara sizden 100 kat daha hassastır.
Bebeğinizin saçına ve vücuduna güvenle kullanabileceğiniz doğal bakım ürünleridir. Bebeklerimiz kıymetlidir ve
sertifikalı doğal ve organik içerikli ürünler onların ciltlerine ve vücutlarına yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Organik sertifikalı bebek ürünleri için tıklayınız.
Paraben, Likit parafin, SLS / SLES Nedir? Neden zararlıdır?

Paraben:

Kozmetik ürünlerinde koruyucu, raf ömrünü uzatıcı olarak kullanılır. Toksik bir maddedir. Ciltte tahrişe ve alerjik reaksiyonlara sebep olur. Parabenler
östrojen hormonunu taklit eden maddelerdir. Paraben gibi hormonal etkileri artıran kimyasal maddeler, özellikle östrojen hormonunun tetiklediği göğüs kanserinin
yaygınlaşmasına sebep olur.
baş36

Likit parafin (petrolatum, paraffinum liquidum):

Petrol türevidir. Cildin yumuşak ve parlak görünmesi için kullanılır. Bebeklerin hassas cildindeki gözenekleri tıkar ve bu
nedenle toksinlerin deri yoluyla vücuttan atılmasını engeller. Toksik, alerjen ve kanserojen etki yapar.
FARMASİ DANIŞMANINIZ
YASEMİN KAMBUR YAMAN
0539 705 16 24 

SLS / SLES :

Esasen yüzey aktif köpüren bir maddedir. Kan dolaşımı yoluyla kalbe, karaciğere, akciğere, beyine ve gözlere kolaylıkla geçer ve bu dokularda uzun
süre kalarak kalıcı zararlar verir. Kanserojen etkisi yaygın olarak bilinmekle beraber laboratuvar testleri gösteriyor ki SLS/SLES içeren ürünler özellikle bebek ve
çocuklarda hormonal bozulma, göz bozulması, saç dökülmesi ve cilt yüzeyinde döküntülere sebebiyet vermektedir.

DETOKS NEDİR?

detoks-ysmnkmbr

Detoks Nedir?

Modern yaşam içerisinde farkında olarak ya da olmayarak bedenimize aşırı yükleniriz, soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yediğimiz işlenmiş gıdalar, yaşadığımız stres vücudumuzda pek kolay atamayacağımız toksik birikim oluşturur. Hastalıklardan korunmak, gençlik enerjimizi ve görünümümüzü uzun yıllar devam ettirebilmek için bedenimizdeki bu toksik birikimi dışarı atmamız gerekiyor.

Neden Detoks?